Olaylar beklenmedik bir gelişmeyle daha da karmaşık bir hâl alır. Firdevs Hanım, kendi çevresi ve alışkanlıklarıyla birlikte Adnan Bey’in yalısına yerleşir. Bu durum, zaten hassas dengeler üzerine kurulu olan yalı hayatını tamamen değiştirir. Firdevs Hanım’ın gelişiyle birlikte evdeki huzur daha da bozulur ve aile içindeki çatlaklar derinleşir.
Yasak Aşkın Başlaması
Annesinin yalıya yerleşmesinden sonra, Bihter ile Behlül arasındaki yakınlık yavaş yavaş yasak bir aşka dönüşür. Bihter kocasına, Behlül ise dayısına ihanet etmektedir. Bu ilişki, yalnızca iki kişinin günahı değil, aynı zamanda kutsal sayılan aile yapısının da çöküşüdür. Bu tehlikeyi ilk fark eden kişi, Nihal’in mürebbiyesi Matmazel de Courton olur Daily Ephesus Tours.
Matmazel’in Gidişi ve Beşir’in Sadakati
Matmazel de Courton, Nihal’e olan derin sevgisine rağmen, evde dönen bu ahlaki çöküntüye daha fazla dayanamaz. Vicdan azabı ve çaresizlik içinde Nihal’i bırakır ve Paris’e gider. Nihal’in yanında kalan tek sadık kişi, küçük uşak Beşir olur. Sağlığı zayıf, içe kapanık bir çocuk olan Beşir, evdeki bozuk havadan rahatsızdır; fakat Nihal’i yalnız bırakmaya da gönlü razı olmaz.
Nihal’in Şüpheleri ve Kaçışı
Nihal, evde tuhaf şeyler döndüğünü sezmeye başlar. Bu belirsizlik ve huzursuzluk onu derinden etkiler. Sık sık evden kaçarak adada yaşayan halasının yanına gider. Bu kaçışlar, onun ruhundaki yalnızlığın ve güvensizliğin bir göstergesidir. Bir gün adadayken, kendisini Behlül ile nişanlamak istediklerini öğrenir. İlk anda büyük bir tepki gösterir, isyan eder ve bu evliliği reddeder.
Zoraki Kabul ve Yeni Bir Aşk
Ancak Adnan Bey’in telkinleri ve ısrarları sonucunda Nihal yumuşar ve bu evliliğe razı olur. Aslında mizaçları birbirine uymayan bu iki kuzen arasında, zamanla farkına varmadan bir yakınlık doğar. Behlül de hayatında ilk kez ciddi bir sevginin kalbinde yarattığı heyecanı hissetmeye başlar.
Bihter’in Tehdidi ve Beşir’in Cesareti
Bihter, Behlül’ün kendisinden uzaklaştığını fark edince bu evliliğe engel olmaya karar verir. Behlül’e tehdit dolu bir mektup yazar. Bu mektubu tesadüfen ele geçiren Beşir, büyük bir cesaret göstererek adaya gider ve mektubu Nihal’e verir. Nihal, artık gerçeği öğrenmiştir ve bu belgeyle birlikte yalıya döner.
Trajik Yüzleşme
Akşam vakti Nihal’in yalıya döndüğünden kimsenin haberi yoktur. Bir odada Bihter ile Behlül hararetli bir şekilde tartışmaktadır. Bihter, Behlül’den Nihal’le evlenme fikrinden vazgeçmesini ve kendisine dönmesini ister. İkisi de işledikleri günahın ağır sorumluluğunu birbirlerinin üzerine atmaktadır. Bu konuşmaları kapı arkasından dinleyen Nihal, yaşadığı büyük acıya dayanamaz ve bayılır.
Adnan Bey’in Acı Gerçeği
Nihal’in yere yığılması ve Beşir’in feryatları üzerine Adnan Bey odasından çıkar. Kızını kucağına alarak odasına götürür. Bu sahne, romanın en acı ve sarsıcı anlarından biridir ve Aşk-ı Memnu’nun trajik sonuna giden yolu kesin olarak açar.