Atatürk Bulvarı İlk Görünüm ve Çevresi

Atatürk Bulvarı’na girildiğinde, sağda ve solda, ileride ne olacağı tam olarak tahmin edilemeyen geniş açıklıklar göze çarpar. Bu alanlar, yazın tozla, kışın ise çamurla kaplıdır. Soldaki açık alan, yük arabaları için bir durak merkezi hâline gelmiştir ve saman ile çeşitli malzemelerle kaplıdır. Unkapanı’ndaki umumi mağazalar deposunun yangınından kurtarılan pamuklar da bu meydana serilmiş, kadınlar tarafından ayıklanıp temizlenerek kurutulmuştur. Bu pamuklar, daha sonra Süleymaniye Camii’nin iç haremine taşınmıştır. Böylece Atatürk Bulvarı’nın o yoğun ve kalabalık hatırası gözler önüne serilmektedir.

Bulvarın Yapıları ve İşlevleri

Şebsafa Camii o dönemde tamir edilmekteydi. Cami önündeki eski sibyan mektebi restore edilmiş ve Çocuk Esirgeme Kurumu tarafından bir çocuk dispanseri ve kreş olarak kullanılmaktaydı. Cami ve mektep geçildikten sonra, bulvarın sol tarafında, Bozdoğan Kemeri’ne kadar uzanan kısmen çukurda kalan, kısmen bulvar seviyesine yükselen arsalar vardı. Bu alanlar, ahşap ve kârgir eski evleri kapsıyordu ve istimlâk edilerek bulvar düzenlemesine dâhil edilmiştir Private Tour Istanbul.

Sağ tarafta durum benzerdir. Ancak bu tarafta istimlâk sahasının dışında kalan yerler, gittikçe yükselen bir sırt üzerine çıkmaktadır. Burada Sekbanbaşı Mescidi harabesi bulunmaktaydı; yıkılan yapının sadece birkaç taşı kalmıştır. Ayrıca, bu bölgede toprak altında kalmış bir çocuk taşırımı da gözlemlenmiştir.

Bulvarın Önemi ve Hatıraları

O dönemde Atatürk Bulvarı, yalnızca bir ulaşım yolu değil, İstanbul’un modernleşme sürecinde önemli bir projeydi. Yıkılan eski yapılar, istimlâk edilen arsalar ve geçici olarak kullanılan açık alanlar, şehrin planlı bir şekilde modernleşmesinin göstergesidir. Bulvarın yapımı sırasında yaşanan yoğunluk ve karmaşa, İstanbul halkının hafızasında önemli bir hatıra olarak kalmıştır.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top