H34

H15, H22, H34, H44

Atatürk Bulvarı Şehzadebaşı Kavşağı ve Çevresi

Atatürk Bulvarı, Şehzadebaşı Caddesi’ni aştıktan sonra sağ köşede, yıkılmış İbrahimpaşa Hamamı’nın yeri bulunmaktadır. Sol köşede ise Aksaray’dan gelen ve Beyoğlu’na giden otobüsler için beton bir bekleme alanı oluşturulmuştur. Bulvar, buradan itibaren açık bir kavis çizerek sola doğru devam eder ve iki şeritli yol olarak ilerler. Bulvarın ortasındaki yeşil alanlar çemenlerle kaplanmış ve ağaçlar dikilmiştir. Yaya kaldırımları boyunca ise çınar fidanları yetiştirilmektedir Private Tour Istanbul.

Sağ tarafta, bulvara göre biraz alçakta kalan Ortacıoğlu Camii kenarı, demir parmaklıklarla çevrilmiştir. Camii’nin üstten görünümü oldukça estetik olup, restore edilmiş yapısı bulvara hoş bir görüntü kazandırmaktadır.

Okullar ve Camiler

Bulva

H12, H23, H34, H41

Atatürk’ün Cenaze Töreninde Ordu ve Halkın Bekleyişi

İçeri girdiğimde, ordu adına nöbet tutan subayların dimdik ve saygılı duruşu dikkatimi çekti. Büyük bir ölü karşısında bekleyen bu askerler, hem disiplinin hem de saygının simgesiydi. O an hissettiğim duygu tarif edilemezdi; kalbim sanki mahfazasında duramıyordu. İçimden, “Atatürk! Atatürk!” diye bağırmak geliyor, onun bıraktığı kutsal emanete sahip çıkacak orduyu ve milleti görüyor, gurur duyuyordum. Türk milleti, bu emaneti korumak için her zaman hazırdı ve hiç kimse bu kutsal görevi ortadan kaldıramazdı.

Atatürk’ün adıyla dalgalanan bayrak, artık İsmet İnönü’nün elindeydi ve hâlâ güçlü bir simge olarak duruyordu. Emanet, yerli yerinde ve güven altındaydı. O an, Atatürk’ün huzurunda olduğumuzu hissediyor, sanki bizi dinliyormuş gibi bir duyguya kapılıyorduk. Ebedi köşkün içinde hiçbir süs veya nişane bulunmaması, yalnızca yas ve saygıyı simgeliyordu. Koyu kırmızı kumaşlarla döşe

H14, H21, H34, H41

5 Temmuz 1935 – Ankara Vapuru ile Deniz Gezisi

5 Temmuz 1935’te Ankara Vapuru, özel olarak süslenmiş olarak Tophane Rıhtımı’ndan saat 09.00’da kalktı. Üst güvertede caz müziği, alt salonda ise saz eşliğinde bir program hazırlanmıştı. Saat 11.00’de Gazi Mustafa Kemal Atatürk, refakatinde hemşireleri Makbule Hanım ve öğretmen Afet, Celâl Bayar, Ali Kılıç, Cevdet Abbas, Hacı Mehmet, Amiral Şükrü ve bazı diğer yetkililer ile birlikte vapura geldi.

Atatürk, üst güverteye çıkarken İstiklal Marşı çalındı ve ardından vapur demir alarak Karadeniz Boğazı’na doğru yola çıktı. Boğaz açıklarından geri dönülerek Marmara Denizi’ne açıldılar. Bu gezide Atatürk, gençlerle bir araya gelerek İnkılap dönemi görevleri ve sorumlulukları üzerinde sohbet etti. Ayrıca denizcilerin görev ve liyakatleri üzerinde durdu ve bu vesileyle Amiral Şükrü’ye takdirlerini iletti. Amiral Şükrü’ye “Okan” soyadı verildi ve Atatürk de başarı yolunda yürümeye

H12, H24, H34, H42

Eylül 1928 – Ağustos 1929 Gazi Mustafa Kemal’in İstanbul’daki Etkinlikleri

1-3 Eylül 1928: Deniz Gezileri ve Şehir Turları

1 Eylül 1928 tarihinde Gazi Mustafa Kemal, Ertuğrul Yalı’sı ile Çanakkale ve Hırkasına doğru bir deniz gezisine çıkmıştır. Bu gezinin haberleri gazetelerde yeni Türk harfleri ile yayımlanmış ve halk tarafından büyük ilgi görmüştür. 2 Eylül’de Gazi, şehirde otomobille dolaşarak halkı selamlamış ve vatandaşlarla doğrudan iletişim kurmuştur. 3 Eylül’de ise Karadeniz üzerinden Ankara’ya hareket edeceği haberi medyada duyurulmuştur. Bu geziler, hem halkla yakın temas kurmak hem de Cumhuriyet’in modernleşme ve ulaşım projelerini gözlemlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir Sofia City Tour.

11 Eylül 1928: Güllhane Parkı ve Topkapı Sarayı

11 Eylül’de Gazi Mustafa Kemal, Güllh

H13, H25, H34, H41

Büyükada Açıklarında Vapurların Dizilişi

Basra vapurunun hemen yanında, Cemiyeti Hayriye üyelerini taşıyan “Halep” vapuru ile Türk Ocağı tarafından kiralanan “Bağdat” vapuru bulunuyordu. Biraz daha ileride ise üzerinde “İstanbul Musikişinasları Gazi Paşa Hazretlerine hoş geldiniz der” yazılı bir levha taşıyan “Fenerbahçe” vapuru yerini almıştı. Bu vapurlar, Büyükada açıklarında düzenli bir şekilde sıralanmış, adeta deniz üzerinde bir tören alanı oluşturmuşlardı.

Burgaz Adası yönüne doğru bakıldığında Haydarpaşa vapuru, onun arkasında ise Haliç Şirketi’ne ait üzerinde “Hoş geldin” yazılı levhalar bulunan 7, 9 ve 16 numaralı vapurlar ile birlikte iki vapur daha görülüyordu. Aynı bölgede Rüsumat Muhafaza memurlarını taşıyan bir vapur, biraz geride ise Şirket-i Hayriye’nin 70 ve 71 numaralı vapurları demirlemişti City Tour Istanbul

H15, H23, H34, H42

Vicdani Ataseven’in Eğitim Hayatı ve Çocukluk Yılları

Vicdani Ataseven, küçük yaşlarda zekâsı ve çalışkanlığı ile mahallenin ileri gelenlerinin dikkatini çekti. Mahalle ileri gelenleri, onu Bahriye Hastanesi civarındaki Numune Mektebi’ne kaydettirdiler. Kısa süre sonra mektebin başöğretmeni, Vicdani’nin yeteneğini fark etti ve onu daha iyi bir mektebe yönlendirmeyi düşündü. Ancak bu sırada Balkan Harbi sona ermiş ve ailesi ile birlikte Büyükçekmece’ye dönmek zorunda kalmıştı.

Vicdani’nin üvey ağabeyi, onun hızlıca bir iş sahibi olmasını düşündüğünden, Vicdani’yi kahveci yanına çırak olarak yerleştirdi. Genç Vicdani, uykusunu ve boş zamanlarını kitaplarına ayırarak çalışmaya devam etti. Daha sonra ağabeyinin tayini ile Çatalca’ya dönmek zorunda kaldı. İstanbul’un eski Şehremini Haydar Bey’in desteğiyle, Kastamonu Sultanisi’ne kaydettirilmesi sağlandı. Bu sayede Vicdani, eğitimine devam etme fırsatı buldu

H13, H23, H34, H41

Atâ Bey ve Mısırlı Casuslar

Bir gün, Atâ Bey, Serasker Paşa’nın huzurunda yakalanan iki Mısırlı casusu kontrol ediyordu. Paşa, eliyle kesesine dokunup çıplaklara bir avuç altın verdi ve:

— Evlâdım, ben kısa zamanda zararınızı fazlasıyla telafi ederim. Siz hemen köyünüze dönün ve padişaha dua edin! — dedi.

Buna karşı Atâ Bey kendisini tutamadı ve şöyle konuştu:

— Efendim, yaptığınız ihsan çok mükemmel. Ancak benim düşünceme göre, Birecik mütesellimi Battal Bey bu gece bizim yanımızda misafir olmalı. Böylece olaylar hakkında uygun bir soruşturma yapılabilir.

Paşa hiddetlendi ve Tayyar Paşa’ya dönerek şöyle dedi:

— Siz değerli insanlar bu tür hassas işlere mi memur edildiniz? Maiyetinize böyle çoluk çocuk karışıyor, onlar da devlete akıl vermeye çalışıyor. Ne garip bir durum!

Atâ Bey ise olaya karşı sakin kaldı:

— Mükâfata karşı tahkire uğradığıma

H11, H25, H34, H42

Muhabbetnâmelerin Dili ve Anlamı

Metinde sözü edilen muhabbetnâme, manzum yani şiirli bir anlatım biçimidir. Lady Mary Montagu’ya göre bu tür yazılar, Türk toplumunda özellikle erkekler tarafından çok yaygın biçimde kullanılmıştır. Hatta yazar, Türk erkeklerinin bu tür muhabbetnâmelerde kullanılmak üzere adeta bir milyon mısraya sahip olduğunu söyler. Doğadaki hemen her unsur — renkler, çiçekler, otlar, meyveler, taşlar, tüyler — özel bir anlam yüklenerek dizelere dönüştürülmüştür.

Bu yöntemle, tek damla mürekkep kullanmadan serzenişte bulunmak, dostluk ya da aşk mesajları göndermek, hâl hatır sormak, hatta uzun haberler iletmek mümkün olmuştur. Yani gündelik hayatın içindeki sıradan nesneler, duyguların ve düşüncelerin gizli bir dili hâline gelmiştir Daily Ephesus Tours.

Gizli Buluşmalar ve

H13, H22, H34, H42

Tebrizin Hamamları

Tebriz şehri, temizlik ve ferahlığıyla meşhur hamamlarıyla tanınır. Toplam yirmi bir güzel hamam vardır. Her birinde bir veya iki Şâfiî havuzu, geniş yarım sofa bölümleri ve selsebil şadırvanları bulunur. Bu hamamlar tatlı suları, temiz havaları ve zarif yapılarıyla şehrin en gözde mekânlarıdır.

Hamamların tellakları iffetli, düzenli ve işinde ustadır. Bazı hamamlar, güzel yüzlü gençlerin hizmetiyle de dikkat çeker. En bilinen hamamlar arasında Sultan Haşan Hamamı, Peşi Köşk Hamamı, Lusar Hamamı, Cihan Şah Camii yakınındaki Cihan Şah Hamamı, Mırmır Mahallesi Hamamı, Zerçü Kapısı Hamamı, Pülbağ Kapısı Hamamı, Şütürban Mahallesi Hamamı, Rey Kapısı Hamamı, Hıyaban Hamamı ve Sürhâb Mahallesi Hamamı yer alır Tours Sofia.

Bu hamamların hepsi hem suyu hem havası bakımında

Scroll to Top