K24

K13, K24, K35, K43

Atatürk Heykeli ve İstanbul’daki Tören

Atatürk heykelinin açılışı sırasında, halk ve davetliler tarafından yapılan değerlendirmeler, heykelin sanat değeri açısından yüksek olduğu yönündeydi. Bazı eleştirilere rağmen, herkes heykelin güçlü bir sanatkârın eseri olduğunu kabul etti. Heykelin kaidesinin etrafında toplanan izleyiciler, gece geç saatlere kadar burada kalmış, heyecan ve hayranlıklarını dile getirmişlerdir.

Resmi açılış vesilesiyle Gazi Mustafa Kemal Paşa’ya bir telgraf gönderildi. Telgrafta, halkın heyecan ve sevinçle heykelin önünde toplandığı, gözyaşlarıyla Atatürk’ün timsaline karşı duyulan saygı ve minnettarlığın ifade edildiği belirtildi. İstanbul Şehremini Muhiddin Bey tarafından gönderilen bu mesajda, Atatürk’ün İstanbul çocukları ve tüm halk için kutsal bir değer olduğu vurgulandı Private Turkey Tours.

K14, K24, K32, K44

Cenaze Alayında İstanbul’un Matem Havası

Alay hareket etmeye başladığında, sarayın karşısındaki bahçelerden canhıraş feryatlar yükseldi. Deniz bandosunun çaldığı Şopen’in matem havası, alayın ilerleyişine ağır ve hüzünlü bir ahenk katıyordu. Yollarda askeri disiplin ve düzen göze çarpıyor, İstanbul halkı tek yürek olarak Atatürk’e feryat ediyordu. Her adımda bir feryat yükseliyor, halkın acısı ve bağlılığı her geçen metreyle daha belirgin oluyordu.

Alay güzergâhındaki heyecan ve yoğunluk tarifsizdi. Top arabasında taşınan Büyük Önder’in tabutu geçtiği her yerde adeta bir tufan havası esiyor, insanlar tabutu daha yakından görmek ve onun yüzünü bir an bile olsa görebilmek için büyük bir gayret gösteriyordu. Her adımda bayılanlar, yere düşüp feryat edenler gözlemleniyordu. Özellikle Tophane’de, bir ihtiyar ninenin tabuta sarılmak için ezilmeyi göze alması, beş-altı yaşındaki bir çocuğun tabutun üzerindeki bayrağı hızla a

K12, K24, K33, K42

Temmuz 1937 – Boğaziçi Ziyaretleri

28-29 Temmuz 1937 tarihlerinde Atatürk, otomobille Boğaziçi’ni dolaşarak Paşabahçe, Polonezköy ve Beykoz köylerini ziyaret etmiştir. Bu ziyaretlerde halkla yakın temas kurmuş, köylülerin sorunlarını dinlemiş ve samimi ilgisiyle dikkat çekmiştir. Özellikle Mustafa adında bir köylüye hediye ettiği sigara, Mustafa için unutulmaz bir hatıra olmuştur. Köylü, sigaranın kendisi tarafından hiç içilmeyeceğini, ancak hayatının sonuna kadar büyük bir değer olarak saklayacağını belirtmiştir. Atatürk, görevini titizlikle yapan kır bekçisinin çalışkanlığını da takdir ederek teşekkür etmiştir.

Ağustos 1937 – Sinan Köyü ve Trakya Manevraları

10 Ağustos 1937’de Atatürk, Sinan Köyü’nü ziyaret etmiştir. Köylüler Atatürk’e meyve ikram etmiş ve onu samimi dileklerle uğurlamışlardır: “İnşallah gene buyur, her zaman bekleriz.” Atatürk bu yakın ilgiden memnun olmuştur.

K12, K24, K34, K42

Gazi Mustafa Kemal’in Ağustos – Eylül 1930 Faaliyetleri

Yalova Ziyareti ve Dolmabahçe’ye Dönüş

1 Ağustos 1930 sabahı Gazi Mustafa Kemal, erkenden Yalova’ya gitmiştir. Burada kaldığı süre boyunca çeşitli işleri takip etmiş ve bölgenin gelişimi ile halkın ihtiyaçları hakkında direkt talimatlar vermiştir. 5 Ağustos 1930 günü saat 17:00’de, refakatinde Başvekil İsmet Paşa ve bazı mebuslar bulunduğu halde Ertuğrul Yatı ile Dolmabahçe Sarayı’na dönmüştür. Bu ziyaretler, Gazi’nin hem resmi görevlerini sürdürdüğünü hem de halkla ilişkilerini devam ettirdiğini göstermektedir.

İstanbul’da Halkla Buluşmalar

6 Eylül 1930’da Gazi, Başvekil İsmet Paşa refakatinde otomobille Beyoğlu, Halic’in karşı kıyısı, Eyüp, Edirnekapı ve Şehzadebaşı yollarını takip ederek Sarayburnu Parkı’na ulaşmıştır. Parkta yaklaşık on dakika dinlenmiş, halkın kendisini görenlerin gösterdiği coşkulu

K14, K24, K31, K44

Üsküdar İtfaiye Grubu ve Cadde Düzenlemeleri

Üsküdar İtfaiye Grubu binası da bu anlamlı gün için tamamen elektrikle aydınlatılmıştır. Binanın denize bakan cephesine, büyük harflerle hazırlanmış “Hoş geldin büyük Gazi” yazılı bir levha asılmıştır. İtfaiye grubunda görevli personelin bir kısmı sahilde sıralanarak Gazi’yi saygıyla selâmlamış, bir müfreze ise Beylerbeyi Sarayı istikametine hareket etmiştir.

Üsküdar’daki bütün ana caddeler, Göksu Kasrı’na kadar itfaiye ekipleri tarafından sulanmıştır. Bu sayede halk, tozdan ve sıkıntıdan korunmuş, merasimler daha rahat bir ortamda gerçekleştirilmiştir. Şehir düzenine verilen bu önem, halk tarafından memnuniyetle karşılanmıştır Daily Tours Istanbul.

Ayrıca Üsküdar’daki “Gürbüzler Yurdu İdman Cemiyeti” binası da fevkalâde bir biçimde süslenmiştir. Binanın önüne k

K11, K24, K35, K43

Atatürk’ün İstanbul’a Dönüşü

Sekiz yıl önce, kalbim buruk bir şekilde İstanbul’dan ayrıldım. O zaman yanımda kimse yoktu, yalnızdım. Sekiz yıl sonra ise, kalbim rahat ve huzurlu bir şekilde İstanbul’a geri geldim. Şehri yeniden görmek, onun güzellikleri ve halkının sıcak ilgisi beni çok mutlu etti. İstanbul’un bu güzel ve samimi ortamında geçireceğim günlerin bana unutulmaz hatıralar ve ilham verici deneyimler kazandıracağından şüphem yoktu. Bu yüzden dönüşüm benim için büyük bir sevinç kaynağı oldu.

Atatürk’ün Portresi ve Hal Tercümesi

Atatürk’ün detaylı hayat hikâyesi ve kişilik tasviri, başlı başına bir eserdir. Onun kısa bir özeti, büyük adamın şanına tam olarak layık olamaz. İstanbul’un muhteşem atmosferi içinde Atatürk’ün gerçek yüzünü çizebilecek güvenilir bir kalem aradık ve bu görevi, dostlarından Ruşen Eşref Onay üstlendi. Ne yazık ki Onay’ın sağlık sorunlar

K12, K24, K33, K44

Galip Ataç’ın Mesleki Kariyeri

Galip Ataç, Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra Hudut ve Sahiller Sıhhiye Müdürlüğü görevini üstlendi. Ayrıca Haydarpaşa Lunaniye Hastanesi başhekimliğini yaptı. Tüm bu resmi görevleri sırasında, sahip olduğu bilgi ve tecrübeleri halkla paylaşmayı ihmal etmedi. Çeşitli gazetelerde sağlıkla ilgili yazılar kaleme aldı. Onun sayesinde, halka anlatılması zor ve karmaşık görünen sağlık konuları bile basit ve anlaşılır bir dille sunuluyordu. Bu özelliği, onu en çok okunan hekim yazarlarımızdan biri hâline getirdi Jeep Safari Bulgaria.

Yazarlık ve Muharrirlik Yeteneği

Galip Ataç’ın yazarlık şöhreti sadece sağlık yazılarıyla sınırlı değildi. Onun kaleminden çıkan yüzlerce makale ve fıkra, basit konulardan karmaşık meselelere kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyordu. Bu yazılar,

K14, K24, K33, K41

Hanın Hediyesi ve Güvenliği

Han, Acem tarzı samur bir giysiyi kendi eliyle bana giydirdi ve binlerce teşekkür ettikten sonra bir Gürcü kölesi bağışladı. Ardından, “Sana binlerce maşallah, ey Kayser ülkesi âlûftesi” diyerek on tümen Abbasî ve bir karaçubuk saba rüzgârı hızlı at hediye etti. Bu davranışıyla bizden artık emin oldu ve bize içki teklifinde bulunmadı.

Tam bir ay boyunca her gecemiz Kadir Gecesi, her gündüzümüz ise Kurban Bayramı gibi geçti. Bu süre boyunca birçok keyifli sohbetler ederek Tebriz şehrini gezip dolaştık. Hanların adaletine ve güvenliğine, halkın sevgisine, zabıta ve düzenin sağlanmasına, çarşı-pazarların temizliğine ve Şeyh Safî narhlarının düzenine hayran kaldık. Şehrin halkı zevk ve eğlenceyi bilir, ama asla sarhoşluk yapmaz; edepli ve saygılı insanlardır. Bu durum, eski bir şiirle şöyle anlatılır:

“Tebriz, yedi kavimden safâyla doludur

Dostu olmayanlar burada asla sadık olama

Scroll to Top